İçeriğe geç
Bilgi Merkezi'ne dön

Üroonkoloji

Böbrekte Kitle Bulundu: Böbreğin Tamamı Alınmak Zorunda mı?

Böbrek tümörlerinin çoğu bugün başka bir nedenle çekilen görüntülemede tesadüfen bulunur. Bu çoğu zaman erken yakalanma anlamına gelir ve böbreğin korunabilmesine imkân verebilir.

Doç. Dr. Müslüm ErgünYayın tarihi: 2 okuma
İlgili tedavi:Böbrek Kanseri: Parsiyel ve Radikal Nefrektomi

Tesadüfen bulunmak çoğu zaman iyi bir haberdir

Eskiden tarif edilen “yan ağrısı, idrarda kan ve elle hissedilen kitle” üçlüsü bugün seyrek görülür; bu üçlü varsa hastalık genellikle ilerlemiştir.

Bugün böbrek tümörlerinin büyük kısmı, başka bir şikâyet için çekilen ultrason veya tomografide tesadüfen saptanır. Bu kötü bir haber gibi görünse de çoğu zaman erken ve küçük yakalanma anlamına gelir.

Önce kitlenin ne olduğu anlaşılır

Kontrastlı bilgisayarlı tomografi veya MR, kitlenin kanlanma özelliğini göstererek iyi huylu bir yapıdan ayırt edilmesini sağlar.

Basit böbrek kistleri çok yaygındır ve kanser değildir; çoğu zaman izlem bile gerektirmez. Kistin içinde bölme, kalınlaşmış duvar veya kontrast tutan bir bölüm varsa değerlendirme farklılaşır. Görüntülemede yağ içeriğiyle iyi huylu olduğu anlaşılan kitleler (anjiyomiyolipom) de ayrı değerlendirilir.

Biyopsi her zaman gerekmez

Böbrek kitlelerinde biyopsi her hastada yapılmaz; kontrastlı görüntüleme çoğu zaman yeterince yol göstericidir.

Biyopsi, sonucu tedavi kararını değiştirecekse istenir: örneğin aktif izlem ile cerrahi arasında karar verilirken veya kitlenin böbrek kaynaklı olup olmadığı belirsizse.

Her kitle hemen ameliyat edilmez

Çok küçük kitlelerin bir kısmı yavaş büyür ve bir kısmı iyi huyludur. Özellikle ileri yaştaki veya ameliyat riski yüksek hastalarda, kitleyi belirli aralıklarla görüntüleyerek izlemek ve ancak büyüme gösterirse müdahale etmek kabul edilen bir yaklaşımdır. Buna aktif izlem denir.

Aktif izlem bir ihmal değil, bilinçli bir karardır. Küçük kitlelerde ve cerrahiye uygun olmayan hastalarda kitleyi dondurarak veya ısıyla yok eden ablasyon teknikleri de seçenekler arasındadır.

Parsiyel mi, radikal mi?

Küçük ve uygun yerleşimli tümörlerde yalnızca tümör ve çevresindeki ince bir doku şeridi çıkarılır; buna parsiyel nefrektomi denir ve böbreğin geri kalanı çalışmaya devam eder.

Büyük, merkezi yerleşimli veya damar yapılarını saran tümörlerde böbreğin tamamının alınması gerekebilir; buna radikal nefrektomi denir. Görüntüleme bu kararı büyük ölçüde önceden gösterir.

Ameliyat sırasında tümörün yerleşimi beklenenden farklı çıkarsa, planlanan parsiyel ameliyat radikale dönüştürülebilir. Bu bir başarısızlık değil, tümörün tam olarak çıkarılmasını güvence altına alan bir karardır ve ameliyattan önce konuşulur.

Böbrek dokusunu korumak neden önemli

Kalan böbrek sağlıklıysa tek böbrekle yaşamak genellikle mümkündür. Ancak ileride diğer böbrekte de sorun çıkabilir ve böbrek işlevindeki kayıp kalp-damar sağlığını da etkiler.

Bu yüzden teknik olarak mümkün ve onkolojik olarak güvenli olduğunda parsiyel nefrektomi tercih edilir. Bu özellikle tek böbrekli, şeker hastası veya böbrek işlevi sınırlı hastalarda belirleyicidir. Yine de öncelik her zaman tümörün tam olarak çıkarılmasıdır.

Ameliyattan sonra takip sürer

Tümör tamamen çıkarılmış olsa bile hastalık yıllar sonra tekrarlayabilir. Takip aralıkları patoloji sonucuna ve evreye göre belirlenir; düşük riskte daha seyrek, yüksek riskte daha sık görüntüleme yapılır.

Ameliyat öncesinde “böbreğimin tamamı mı alınacak?” sorusunu doğrudan sormak ve cevabın görüntülemeye dayandığından emin olmak, karar sürecinin doğal bir parçasıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Değerlendirme için ürologla görüşün.

Kaynakça

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez.