İçeriğe geç
Bilgi Merkezi'ne dön

Prostat

Sinir Koruyucu Cerrahi Kimlere Yapılabilir?

Sinir koruyucu teknik her hastaya uygulanabilen bir tercih değildir. Kanserin yerleşimi, yaygınlığı ve ameliyat öncesi cinsel işlev bu kararı birlikte belirler.

Doç. Dr. Müslüm ErgünYayın tarihi: 2 okuma
İlgili tedavi:Sinir Koruyucu Cerrahi: Kimlere Uygulanabilir?

Korunan sinirler ne işe yarıyor

Prostatın her iki yanından, bezle neredeyse temas hâlinde geçen ince sinir-damar demetleri vardır. Bu yapılar sertleşme mekanizmasının çalışmasında rol oynar. Prostat çıkarılırken bu demetler korunabilirse, ameliyat sonrası cinsel işlevin geri dönme ihtimali artar.

Burada iki noktayı netleştirmek gerekir. Birincisi, bu sinirler idrar tutmanın asıl sorumlusu değildir; sinir koruması idrar kaçırma sorununu ortadan kaldırmaz. İkincisi, sinirler korunsa bile işlevin dönmesi aylar alır ve her hastada aynı ölçüde olmaz.

Birinci ve değişmez kural: önce kanser

Sinir koruyucu cerrahi, prostat kapsülüne çok yakın çalışmayı gerektirir. Kanser o bölgeye uzanmışsa, sinirleri korumak için yakın çalışmak ameliyat sınırında tümör bırakma riskini artırır.

Bu nedenle karar her zaman aynı sırayla verilir: önce kanserin tam olarak çıkarılması, sonra mümkünse sinirin korunması. Bu sıra tersine çevrilmez. Cinsel işlev önemlidir, ama onkolojik sonucun önüne geçmez.

Bir hekimin size bu dengeyi açıkça anlatması, "merak etmeyin sinirler korunur" demesinden daha değerlidir.

Kararı etkileyen başlıca faktörler

Biyopsi sonucu: Tümörün hangi bölgelerden alınan örneklerde çıktığı ve derecesi, kanserin sinir demetine yakın olup olmadığı konusunda fikir verir.

Multiparametrik MR: Tümörün prostat içindeki yerleşimini ve kapsülün dışına taşma şüphesi olup olmadığını gösterir. Sinir koruma kararında en çok başvurulan incelemedir.

Parmakla muayene bulgusu: Prostatta sertlik hissedilen taraf, karar sırasında dikkate alınır.

PSA seviyesi ve seyri: Genel risk değerlendirmesinin parçasıdır.

Ameliyat öncesi cinsel işlev: Belki de en çok göz ardı edilen başlık. Ameliyattan önce sertleşme sorunu belirgin olan bir hastada, sinirlerin korunması beklenen faydayı sağlamayabilir. Bu durum ameliyat öncesinde dürüstçe konuşulmalıdır.

"Her şey ya da hiç" değil: kısmi koruma

Sinir koruma ikili bir seçim değildir. Kanser prostatın yalnızca bir tarafındaysa, o taraf gereken genişlikte çıkarılıp diğer tarafta sinir korunabilir. Buna tek taraflı koruma denir.

Ayrıca koruma derecesi de değişebilir: sinir demetine ne kadar yakın çalışılacağı, tümörün o bölgedeki durumuna göre ayarlanır. Yani "korundu" ve "korunmadı" arasında ara basamaklar vardır.

Bu esneklik, kararın ameliyat öncesinde kesin olarak verilememesinin de nedenidir. Cerrah ameliyat sırasındaki görüntüye göre planı güncelleyebilir.

Gerçekçi beklenti nasıl kurulur

Sinirler korunduğunda bile cinsel işlev ameliyattan hemen sonra geri gelmez. Sinir dokusu cerrahi sırasında gerilme ve ısı etkisine maruz kalır; toparlanması aylar sürer. Bu dönemde beklenti kurmak değil, sabırlı olmak gerekir.

İyileşmeyi etkileyen başka etkenler de vardır: yaş, şeker hastalığı, kalp-damar hastalığı, sigara ve ameliyat öncesi işlevin düzeyi. Aynı ameliyat iki hastada farklı sonuç verebilir.

Bu süreçte penil rehabilitasyon adı verilen bir yaklaşım uygulanabilir. Amacı, işlev dönene kadar dokunun kan akımını desteklemektir. Bu konuyu ameliyat sonrası kontrollerinizde gündeme getirin.

Hastanın sorması gereken sorular

Benim biyopsi ve MR sonucuma göre sinir koruması tek taraflı mı, iki taraflı mı planlanıyor?

Ameliyat sırasında plan değişirse hangi durumda korumadan vazgeçilir?

Ameliyat öncesi cinsel işlev durumum bu kararı nasıl etkiliyor?

Sonrasında işlevin dönmesi için ne yapılacak ve ne zaman değerlendirme yapılacak?

Bu sorulara net cevap alabildiğiniz bir süreç, size kesin sonuç vaat eden bir süreçten daha güvenilirdir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Kendi durumunuzun değerlendirilmesi için ürologla görüşün.

Kaynakça

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez.