İçeriğe geç
Bilgi Merkezi'ne dön

BPH

Prostat Büyümesinde Ameliyat Kararı Ne Zaman Verilir?

İyi huylu prostat büyümesinde ameliyat kararını prostatın boyutu tek başına belirlemez. Kararı belirleyen şey şikâyetin günlük yaşamı ne kadar kısıtladığı ve mesanenin zarar görüp görmediğidir.

Doç. Dr. Müslüm ErgünYayın tarihi: 3 okuma
İlgili tedavi:BPH / İyi Huylu Prostat Büyümesi (ThuLEP, Rezūm, TUMT)

Büyük prostat, tek başına ameliyat nedeni değildir

İyi huylu prostat büyümesinde en sık karşılaşılan yanlış beklenti, prostatın boyutunun tek başına karar verdiğidir. Oysa aynı hacimde iki prostat, iki hastada çok farklı şikâyete yol açabilir. Büyük bir prostatla rahat idrar yapan bir erkek de, küçük ama idrar kanalını sıkıştıran bir prostatla zorlanan bir erkek de vardır.

Karar üç soruyla kurulur: şikâyet günlük yaşamı ne kadar kısıtlıyor, mesane bu durumdan zarar görmüş mü ve hastanın önceliği ne. Prostat hacmi bu üç sorunun yanıtına eklenen bir veridir, yerine geçen bir veri değil.

Önce ne değerlendirilir

Değerlendirme şikâyetin ayrıntılı dinlenmesiyle başlar: gece kaç kez kalkılıyor, idrar başlangıcında bekleme var mı, akım zayıflamış mı, sıkışma hissi oluyor mu. Bu sorular standart bir şikâyet skoru ile de ölçülebilir; amaç hastanın "biraz zorlanıyorum" ifadesini karşılaştırılabilir bir veriye çevirmektir.

Buna idrar tahlili, kanda kreatinin ve PSA ölçümü, parmakla makat muayenesi, ultrasonla prostat hacminin ve işeme sonrası mesanede kalan idrarın ölçülmesi eklenir. İdrar akım hızı ölçümü (üroflowmetri) akımın gerçekten zayıflayıp zayıflamadığını gösterir.

PSA burada iki işe yarar: prostat kanserini dışlamaya yönelik değerlendirmenin parçasıdır ve prostat hacmi hakkında da fikir verir. Yüksek bulunması tek başına kanser demek değildir; ayrı bir değerlendirme gerektirir.

İlaç tedavisi nerede durur

Şikâyetleri orta düzeyde olan ve mesanesi zarar görmemiş erkeklerin çoğunda ilaç tedavisi ilk seçenektir. İki ana ilaç grubu vardır: idrar kanalındaki kas gerginliğini azaltanlar ve zaman içinde prostat dokusunu küçültenler. İkisi birlikte de kullanılabilir.

İlaçların sınırı şurada görünür: şikâyet yeterince düzelmiyorsa, yan etkiler nedeniyle ilaç sürdürülemiyorsa veya başlangıçta işe yarayan tedavi zamanla yetersiz kalıyorsa. Bu noktada tedaviyi değiştirmek yerine süresiz uzatmak, mesanenin yıllar içinde yorulmasına yol açabilir.

İlaçların cinsel işlev üzerindeki etkileri önceden konuşulmalıdır. Bazı ilaçlar boşalma hacmini azaltabilir; bu hasta için önemliyse tedavi seçimi buna göre yapılır.

Ameliyatın net biçimde gündeme geldiği durumlar

Bazı durumlarda ameliyat bir tercih değil, gerekliliktir. Prostat büyümesine bağlı olarak idrarın hiç yapılamaması ve sonda takılmak zorunda kalınması, sonda çekildiğinde bu durumun tekrarlaması bunların başında gelir.

Mesanede sürekli kalan yüksek miktarda idrar, buna eşlik eden böbrek işlev bozukluğu, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, mesane taşı oluşması ve prostat kaynaklı tekrarlayan kanama da ameliyat gerektiren durumlardır.

Bu tabloların ortak özelliği, beklemenin kazandırmak yerine kaybettirmesidir. Mesane kası uzun süre aşırı basınçla çalıştığında zamanla eski gücüne dönmeyebilir; bu nedenle ameliyat kararının geciktirilmesi sonucu da etkileyebilir.

Yöntem seçimini ne belirler

Ameliyat kararı verildiğinde sıradaki soru hangi yöntemin uygulanacağıdır. Prostatın hacmi burada belirleyici olur: küçük ve orta hacimli prostatlarda idrar yolundan rezeksiyon, büyük prostatlarda dokunun bütün hâlinde çıkarıldığı enükleasyon yöntemleri öne çıkar.

Hastaya ait etkenler de en az hacim kadar önemlidir: kan sulandırıcı ilaç kullanılıyor mu, anestezi açısından ek risk var mı, boşalmanın korunması hasta için öncelikli mi, hasta kısa iyileşme süresine mi yoksa uzun vadede yeniden girişim gerekmemesine mi öncelik veriyor.

Doku çıkaran yöntemlerde yıllar içinde yeniden girişim gerekme olasılığı daha düşüktür; doku çıkarmayan yöntemler ise daha az girişimseldir ama bu olasılık daha yüksektir. Doğru soru "hangisi daha gelişmiş" değil, "benim önceliğim ne" sorusudur.

Beklemeden başvurulması gereken durumlar

İdrarın hiç yapılamaması ve mesanenin dolu kalması, ateş ve titremeyle birlikte idrar yakınması, pıhtılı kanama veya yan ağrısına eşlik eden idrar yapamama durumlarında randevu beklenmemeli, beklemeden değerlendirme yapılmalıdır.

Özetle

Prostat büyümesinde ameliyat kararı, prostatın boyutuna değil, şikâyetin yaşamı ne kadar kısıtladığına ve mesanenin zarar görüp görmediğine bakılarak verilir. İlaç tedavisi çoğu hastada ilk adımdır, ama sınırsız sürdürülmesi doğru değildir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Değerlendirme için ürologla görüşün.

Kaynakça

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez.