İçeriğe geç
Bilgi Merkezi'ne dön

Prostat

Prostat Kanseri: Belirtiler ve Tedavi Seçenekleri

Prostat kanserinde erken tanının önemi, PSA testi ve robotik cerrahi dahil tedavi seçeneklerine genel bir bakış.

Doç. Dr. Müslüm ErgünYayın tarihi: Güncelleme: 4 okuma
İlgili tedavi:Robotik / Laparoskopik Radikal Prostatektomi

Prostat kanseri erken evrede neden belirti vermez?

Prostat, mesanenin hemen altında idrar kanalını çepeçevre saran bir bezdir. Kanser çoğunlukla bezin DIŞ kısmında, idrar kanalından uzakta başlar. Bu yüzden erken evrede idrar yolunu sıkıştırmaz ve hiçbir şikâyet yaratmaz.

Pratikte bunun anlamı şudur: şikâyeti olmayan bir erkekte prostat kanseri olabilir, şikâyeti olan bir erkekte ise şikâyetin nedeni çoğu zaman kanser DEĞİL, iyi huylu prostat büyümesidir. İdrar şikâyetini kanserin habercisi saymak da, şikâyet yok diye rahatlamak da yanlıştır.

Erken tanı, taramayla ilgili bir karardır ve bu karar kişiseldir: yaşınız, ailenizde prostat kanseri olup olmadığı, genel sağlık durumunuz ve beklenen yaşam süreniz birlikte değerlendirilir. Hekiminizle "bana tarama yapılmalı mı" sorusunu açıkça konuşun.

Hangi belirtiler değerlendirilmelidir?

İdrar akımında zayıflama, idrara başlamakta zorlanma, sık idrara çıkma ve gece uyanma en sık görülen idrar şikâyetleridir. Bunlar kansere özgü değildir; aynı şikâyetler iyi huylu büyümede de görülür.

ANCAK ŞU BULGULAR GECİKTİRİLMEDEN DEĞERLENDİRİLMELİDİR: idrarda veya menide kan, yeni başlayan ve geçmeyen kemik ağrısı (özellikle bel ve kalça), açıklanamayan kilo kaybı, bacaklarda güçsüzlük veya his kaybı.

İdrarda kan AĞRISIZ da olabilir; ağrı yokluğu bunu önemsiz yapmaz. Ağrısız idrarda kan her yaşta araştırılır.

PSA nedir, ne değildir?

PSA (prostat spesifik antijen) prostat dokusunun ürettiği bir proteindir. Kanda ölçülür ve prostatla ilgili bir bilgi verir — ama KANSER TESTİ DEĞİLDİR.

PSA; iyi huylu prostat büyümesinde, idrar yolu enfeksiyonunda, prostat iltihabında, sonda takılmasından sonra ve bazen bisiklet veya cinsel ilişkinin ardından da yükselebilir. Yüksek bir PSA "kanser var" demek değildir; normal bir PSA da kanseri tamamen dışlamaz.

ÇOK SIK ATLANAN BİR NOKTA: Prostat küçülten ilaçlar (5-alfa redüktaz inhibitörleri) PSA değerini yaklaşık YARIYA düşürür. Bu ilacı kullandığınızı söylemezseniz, aslında dikkat gerektiren bir değer normal gibi yorumlanabilir. Her PSA ölçümünde bu bilgiyi verin.

Tek bir PSA değeri genellikle yeterli değildir. Değerin zaman içindeki eğilimi, prostat hacmine oranı ve muayene bulgusu birlikte değerlendirilir.

Tanı süreci: önce görüntüleme, sonra biyopsi

PSA yüksekliği veya şüpheli bir muayene bulgusunda ilk adım artık çoğu zaman doğrudan biyopsi değil, çok parametreli prostat MR’ıdır. MR, şüpheli bir alan olup olmadığını gösterir ve varsa biyopsinin nereye yapılacağını belirler.

Bu sıralamanın iki faydası vardır: gereksiz biyopsiden kaçınılabilir ve biyopsi yapılacaksa doğru yerden alınır. "Önce MR" yaklaşımı, hastayı rastgele iğne almaktan korur.

Biyopsi gerekiyorsa işlem öncesi idrar kültürü temiz olmalıdır. Biyopsi sonrası idrarda ve menide bir süre kan görülmesi beklenen bir durumdur; ateş ve titreme ise beklenen değildir ve derhal başvurmayı gerektirir.

Patoloji raporundaki sayı ne anlama gelir?

Biyopsi sonucunda kanser saptanırsa, patolog hücrelerin ne kadar farklılaştığını bir derece ile bildirir (Gleason skoru ve ona karşılık gelen ISUP derece grubu). Bu derece, hastalığın ne kadar hareketli davranma eğiliminde olduğunu gösterir.

Düşük dereceli, az sayıda odakta ve PSA’sı düşük bir hastalık ile yüksek dereceli bir hastalık aynı tablo değildir ve aynı şekilde tedavi edilmez. Bu nedenle "prostat kanseri" tek bir hastalık gibi konuşulmamalıdır.

Raporunuzu anlamıyorsanız açıklanmasını isteyin. Hangi derecede olduğunuzu bilmeden tedavi seçeneklerini karşılaştıramazsınız.

Tedavi seçenekleri

AKTİF İZLEM, düşük riskli hastalıkta geçerli bir seçenektir ve "tedaviyi reddetmek" değildir. Düzenli PSA, muayene, MR ve gerektiğinde tekrar biyopsi ile hastalık yakından izlenir; ilerleme belirtisi görülürse tedaviye geçilir. Amaç, gerekmediği hâlde ameliyat veya ışın tedavisinin yan etkilerini yaşamamaktır.

CERRAHİ (radikal prostatektomi), prostatın tamamının çıkarılmasıdır; günümüzde sıklıkla robotik yardımla yapılır. Çıkarılan doku patolojiye gider ve hastalığın gerçek yaygınlığı böylece görülür.

RADYOTERAPİ, ışın tedavisidir ve seçilmiş hastalarda cerrahiye benzer bir hedefe yönelir. Hormon tedavisiyle birlikte uygulanabilir.

HORMON TEDAVİSİ, tek başına küratif bir yöntem değildir; ileri evrede veya radyoterapiye eklenerek kullanılır.

Hangi yöntemin seçileceği; hastalığın derecesi ve yaygınlığı, yaşınız, diğer hastalıklarınız ve sizin önceliklerinizle belirlenir. Hiçbir yöntem herkes için "en iyi" değildir.

Dürüst beklentiler

Prostat ameliyatından sonra meni dışarı gelmez; doğal yolla çocuk sahibi olmak mümkün olmaz. Çocuk isteğiniz varsa bunu ameliyattan ÖNCE söyleyin.

Sertleşme işlevi, sinirler korunsa bile kesin olarak geri dönmeyebilir; dönüş aylar sürebilir ve ameliyat öncesi durumunuza bağlıdır.

İdrar kaçırma ilk haftalarda sık görülür ve çoğu hastada aylar içinde belirgin olarak azalır. Pelvik taban egzersizlerini ameliyattan ÖNCE öğrenmek bu süreci kolaylaştırır.

PATOLOJİ SONUCU BEKLENENDEN KÖTÜ ÇIKABİLİR. Ameliyattan sonra ek tedavi (radyoterapi veya hormon) gerekmesi, ameliyatın başarısız olduğu anlamına gelmez; hastalığın gerçek yaygınlığının ancak çıkarılan dokuda görülebilmesinden kaynaklanır.

Hekiminize sorabileceğiniz sorular

Hastalığımın derecesi ve risk grubu nedir? Aktif izlem benim için bir seçenek mi, değilse neden?

Önerdiğiniz yöntemin bana özgü avantajı nedir; diğer seçenekler neden geride kalıyor?

Ameliyat olursam idrar kaçırma ve sertleşme açısından bana özel beklenti nedir; bu beklentiyi neye dayandırıyorsunuz?

Ameliyat sonrası ek tedavi gerekme ihtimalim nedir ve bu nasıl takip edilecek?

Takip planım nedir: hangi tetkik, hangi sıklıkta, kim yorumlayacak?

Sık karşılaşılan yanlış bilgiler

"PSA’m normal, o hâlde kanser yok." Doğru değil. Normal bir PSA kanseri tamamen dışlamaz; muayene bulgusu ve risk etkenleri de değerlendirilir.

"PSA’m yüksek çıktı, demek ki kanserim var." Bu da doğru değil. Enfeksiyon, iyi huylu büyüme ve prostat iltihabı PSA’yı yükseltir. İlk adım genellikle tekrar ölçüm ve değerlendirmedir.

"Biyopsi kanseri yayar." Bu endişe sık dile getirilir ancak biyopsinin kanseri yaydığına dair bir kanıt yoktur. Asıl risk, gereken biyopsinin yapılmamasıdır.

"Ameliyat olursam her şey biter." Prostat kanserinde takip ameliyattan sonra da sürer. PSA düzenli ölçülür; bu bir güvensizlik değil, hastalığın doğru yönetilmesidir.

"Aktif izlem hiçbir şey yapmamaktır." Hayır. Aktif izlem bir programdır: belirli aralıklarla PSA, muayene, görüntüleme ve gerektiğinde biyopsi içerir. Takibe gelmeyecekseniz aktif izlem sizin için uygun değildir.

Önemli not

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Prostat kanseri tek bir hastalık değildir; kararlar kişiye özeldir ve hekim muayenesi gerektirir.

Yan ağrısıyla birlikte ateş, idrar yapamama, bacaklarda güçsüzlük veya his kaybı gibi bulgular ACİL değerlendirme gerektirir.

Kaynakça

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez.